Cuma, Şubat 24, 2006

5326 sayılı Kabahatler Kanunu

5326 sayılı Kabahatler Kanunu, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Bu kanunun 3? üncü maddesinde, bu Kanunun genel kanun niteliğinde olduğu belirtilerek, Kanunun genel hükümlerinin diğer kanunlardaki kabahatler hakkında da uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre kanunun yürürlük tarihi olan 01.06.2005 tarihinden önce yürürlüğe girmiş olan tüm kanunlarda yer alan idari para cezaları hakkında Kabahatler Kanununun genel hükümleri uygulanacaktır. Bu Kanunun uygulamasına ilişkin usul ve esaslar 437 Seri Nolu Tahsilat Genel Tebliğinde belirtilmiştir.

Konu hakkında 2006/1 seri nolu Uygulama İç Genelgesi yayımlanmış olup adı geçen Uygulama İç Genelgesine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.gelirler.gov.tr/gelir2.nsf/729BBDED6546893486256AA4002EDCD5/
E385FDB6672AB891802571020051DADF?OpenDocument

-----------------------------

?...Koyun gibisin kardeşim, gocuklu celep kaldırınca sopasını sürüye katılıverirsin hemen

ve adeta magrur, koşarsın salhaneye,

dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,

hani şu derya içre olup deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf.

Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende.

Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer

Ve hala şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat senin,

-demeğe de dilim varmıyor ama- kabahat çoğu senin, canım kardeşim!

Nazım Hikmet



Gelir İdaresi Başkanlığı Açıklaması-Vergi haftası


Her yıl Mart ayının son haftası kutlanan ve geleneksel hale gelen " Vergi Haftası " nın, vergi bilincinin arttırılması amacıyla, beyanname verme dönemi başlamadan Şubat ayının son haftasında kutlanılması uygun görülmüş ve bu yıl onyedincisi 20 - 26 Şubat 2006 tarihleri arasında kutlanmaya başlanılmıştır.

Gelir İdaresi olarak mükellef odaklılık ilkesi esas alındığından, mükelleflerin vergilendirme ile ilgili ödevlerini yerine getirirken doğru bilgiye en süratli şekilde ulaşabilmelerini sağlamak amacıyla hizmet vermekte olan internet sitesi, bugün itibariyle yeni bir yüz ve yeni bir anlayışla hizmete girmiştir. www.gelirler.gov.tr olan Gelir İdaresi Başkanlığı?nın internet sitesine artık www.gib.gov.tr adresinden erişmek mümkündür.

TMS 17 ve 41 Hk.21 ve 22 no.lu Tebliğler yayımlandı



24.02.2006 Tarih, 26090 Sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanan "KİRALAMA İŞLEMLERİNE İLİŞKİN
TÜRKİYE MUHASEBE STANDARDI (TMS 17)HAKKINDA TEBLİĞ SIRA NO: 21"
24.02.2006 Tarih, 26090 Sayılı resmi gazete'de Yayımlanan "TARIMSAL FAALİYETLERE İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE STANDARDI (TMS 41) HAKKINDA TEBLİĞ SIRA NO: 22"

PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASINI ÖNGÖREN YASA TASARISI KABUL EDİLDİ



SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN
Kanun No : 5458
Kabul Tarihi : 22.02.2006
Kabul edilen yasaya göre SSK ve Bağ-Kur prim alacakları 60 taksitte ödenecek. Taksitlendirilen toplan borç 12 ayda ödenirse yıllık yüzde 4, 24 ayı aşmayan sürede ödenirse yüzde 5, 24 ayı aşan sürede ödenirse yüzde 6 taksitlendirme farkı ilave edilecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılmasını öngören yasa tasarısı kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, tasarının, ''Taksitlendirilecek borca ilişkin faiz oranlarına'' ilişkin 3. maddesi üzerinde tekriri müzakere yapıldı.
AK Parti Grup Başkanvekili Salih Kapusuz'un verdiği önergeyle, taksitlendirilecek borcun faiz oranları birer puan düşürüldü. Önergenin gerekçesinde, değişikliğin, ''borçlunun ödeme şartlarının hafifletilmesi'' amacıyla yapıldığı belirtildi.
Yasaya göre, 31 Mart 2005 tarihine kadar tahakkuk ettiği halde ödenmemiş olan özel sektör işverenlerinin sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası, sosyal yardım zammı borçları yeniden yapılandırılacak.
Ayrıca 31 Mart 2005 tarihinde ve daha önce biten özel bina inşaatı ve ihale konusu işlerden dolayı yeterli işçilik bildiriminde bulunmayanların borçları, işçilik tutarı üzerinden hesaplanan borçlar kapsamına alınıyor. Bu borçlar da kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren 2 ay içinde başvurulması halinde yeniden yapılandırılacak.
Bağ-Kur kapsamında olan sigortalılar ile borç aslı 100 bin YTL'nin altında olan SSK kapsamındaki özel sektör borçlarında, 31 Aralık 1998 öncesi dönemler için yürürlükteki oranlar esas alınarak gecikme zammı hesaplanacak. 1 Ocak 1999 tarihinden itibaren ise yeniden yapılandırılma başvurusunun yapıldığı tarihten önceki ayın sonuna kadar olan TEFE ve ÜFE oranları uygulanarak, yapılandırmaya esas olacak borçlar hesaplanacak.
Borçlardan asıl tutarı 100 bin YTL'nin üstünde olanlar için yeniden yapılandırma başvurusunun yapıldığı ayın sonuna kadar, yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre gecikme zammı hesaplanarak borç tutarı tespit edilecek.
SSK'ya olan borçları için Hazine Müsteşarlığı'nda oluşturulan uzlaşma komisyonuna başvurmayan büyükşehir belediyeleri, prim borçlarını yeniden yapılandırabilecek.
TAKSİTLENDİRME FARKLARI
Yeniden yapılandırılan borçların, başvuru tarihine göre aylık bazda hesaplanacak borcun ağırlıklı yaşı ve borcun miktarı dikkate alınarak, peşin veya 60 ayı geçmemek üzere eşit taksitle ödenmesine, ilk taksit ödeme süresini belirlemeye, başvuru süresinin bir aya kadar
uzatılmasına, ''çok zor durum'' halinin uygulanmasına ilişkin hususlar ile diğer usul ve esasları belirlemeye, SSK ve BAĞ-KUR'un yönetim kurulları yetkili olacak.
Yeniden yapılandırılan borcun tamamının veya bir kısmının taksitle ödenmek istenilmesi halinde, taksitlendirilen toplam borca, 12 ayda ödenirse yıllık yüzde 4, 12 ayı aşan ancak 24 ayı aşmayan sürede ödenirse yıllık yüzde 5, 24 ayı aşan sürede ödenirse de yıllık yüzde 6 oranında taksitlendirme farkı ilave edilecek.
Taksitlerini bir takvim yılında 3 defadan fazla ödemeyenler, yeniden yapılandırma hakkını kaybedecek.
SAĞLIK SİGORTASINDAN YARARLANACAKLAR
Taksitlendirilen toplam borçlarının yüzde 25'ini peşin veya 4 taksitini cari ay primleriyle ödeyen BAĞ-KUR'lular, sağlık sigortasından yararlandırılacak.
Yasanın yürürlüğe girmesiyle, sosyal güvenlik kurumlarına olan borçlarını yeniden yapılandırmayan işverenler, devletten aldıkları teşviklerden yararlanamayacaklar. Haksız olarak yararlananlardan ise bu teşvikler geri alınacak.
YÜZDE 3 ORANINDA GECİKME CEZASI
Yapılandırmadan sonra SSK prim ve diğer alacaklarının süresi içinde ve tam olarak ödenmemesi halinde; ödenmeyen kısmına, sürenin bittiği tarihten itibaren ilk 3 aylık sürede, her ay için yüzde 3 oranında gecikme cezası uygulanacak.
İŞ KAZALARI
İşverenler ve üçüncü şahısların, iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle ödemekle yükümlü bulundukları her türlü borçları, 36 aya kadar eşit taksitler halinde tahsil edilebilecek. Ayrıca prim borcu olanlar, borçlarının yarısına kadar teminat gösterecek. Bu konuda ilgili kurumun yöneticileri, yapacakları araştırmaya göre karar verecek.
Bağ-Kur'lular tarafından ödenmesi gereken primlerin süresi içinde ve tam olarak ödenmemesi halinde, primlerin ödenmeyen kısmına, sürenin bittiği tarihten itibaren ilk 3 aylık sürede her ay için yüzde 3 gecikme cezası uygulanacak.
Yapılan prim ödemeleri, öncelikle ödemenin yapıldığı aya ait prim borcuna, fazlası ise en eski dönem prim ve prime ilişkin gecikme zammı ve faiz borcuna mahsup edilecek.
SİGORTALILIĞIN DURDURULMASI
Kurumuna 5 yıl ve daha uzun süreye ilişkin prim borcu bulunanlara, yapılandırmadan faydalanabilmeleri için önce bildirim yapılacak; bu borçların ödenmemesi halinde sigortalılık durdurulacak. Prim borcu süreleri de sigortalılık süresi olarak değerlendirilemeyecek ve bu sürelere ilişkin kurum alacakları takip edilmeyecek.
Borçlarını ödemek isteyenler, en son bulundukları basamağın ödeme tarihindeki tutarı üzerinden ödeme yapmaları halinde, bu süreler, yeniden sigortalılık süresi olarak değerlendirilecek.
Sigortalılar, 31 Aralık 2006 tarihine kadar, basamak ve prim borçlarını etkileyecek her türlü bilgi ve belgeyi kuruma ibraz edecek.
Bu tarihten sonra getirilecek bilgi ve belgeler, basamak seyirlerini ve prim borçlarını etkilemeyecek; sadece sigortalılık süresi olarak değerlendirilecek.
BAŞKA SİGORTA KURUMUNA PRİM ÖDEYENLER
Yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, 16 yaşından büyükler için tespit edilen asgari ücret tutarından az olduğunu beyan eden veya belgeleyenler, Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre sigortalı sayılmayacak.
Prim ödeme gücü olmayanların talep etmeleri halinde, kapsam dışında kalmalarına imkan tanınacak. Böylece prim ödeme gücü olmayanlar ile miras yoluyla mal edinen aile üyeleri, diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre hak sahibi niteliklerini kaybetmeyecek.
Sigortalıyken, aynı sürede başka bir sosyal sigorta kurumuna prim ödendiği anlaşılan sigortalılardan yersiz tahsil edilen prim asılları; talep edilmesi halinde işsizlik sigortası primi hariç olmak üzere, hizmetlerin çakıştığı sürede prim borcu affına mahsup edilmek üzere, en geç 6 ay içinde sosyal güvenlik kurumuna devredilecek.
Çakışan hizmet süresine ilişkin devredilen miktarın, prim borcu aslını karşılamaması halinde, kalan prim borcu, sigortalıdan veya ilgili kurumdan tahsil edilecek.

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ(Sıra No: 356)



Maliye Bakanlığından:

(23.02.2006 Tarih, 26089 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan....)

A. Şehirler Arasında Karayoluyla Yapılan Yolcu Taşıma İşlerinde Belge Düzeni

173 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin[1][1] (C/5) bölümünde, şehirler arası yolcu taşıma işiyle uğraşan otobüs işletmecilerinin; kendi otobüsleri ile yaptıkları veya acenteler (komisyoncular) ya da bağımsız otobüs firmalarına yaptırdıkları yolcu taşıma hizmeti karşılığında düzenlenecek belgeler ile bu belgelerin nasıl ve kimler tarafından düzenlenmesi gerektiği hususları açıklanmıştır.
Diğer yandan, Karayolu Taşıma Kanunu
[2][2] ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği[3][3] uyarınca taşımacılık ve acentelik faaliyetlerinde bulunan gerçek ve tüzel kişilerce Ulaştırma Bakanlığından yetki belgesi alınması zorunlu bulunmaktadır.

Yetki belgesi almış otobüs işletmecileri ile acentelerin, 173 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan düzenlemelere ilaveten, Vergi Usul Kanununun Mükerrer 257 nci maddesi ile Bakanlığımıza tanınan yetkiye istinaden bu Tebliğde açıklanan doğrultuda da belge düzenleyebilmeleri uygun görülmüştür.
1. Şehirler Arası Yolcu Taşıma İşiyle Uğraşan Otobüs İşletmecilerinin Kendi
Biletlerini Kullandırmak Suretiyle Yolcu Taşıttırmaları

Şehirler arası yolcu taşıma işiyle uğraşan otobüs işletmecileri, kendi otobüslerinde taşıyacakları yolcular için acentelere kendi biletlerini kullandırabileceklerdir.
Acente, otobüs işletmecisi tarafından kendisine verilen yolcu taşıma biletini, her nüshasına kendi unvanını, adresini, vergi dairesini ve vergi kimlik numarasını içerir kaşeyi basmak suretiyle düzenleyecek ve bunları yolculara, yolcu listelerini de otobüs işletmesine bağlı otobüs yetkilisine verecek ve acentelik hizmet bedeli üzerinden otobüs işletmecisi firma adına fatura düzenleyecektir.

2. Yolcu Taşıma Biletlerinin Düzenlenmesinde Ödeme Kaydedici Cihazların
Kullanılması

Şehirler arası yolcu taşıma işiyle uğraşan otobüs işletmecilerinin yaptıkları yolcu taşıma hizmeti karşılığında, aşağıdaki esaslar çerçevesinde 31 seri no.lu Ödeme Kaydedici Cihaz Genel Tebliğinin[4][4] I. bölümünde belirtilen bilgisayar bağlantılı ödeme kaydedici cihazlar kullanılabilecek ve bu cihazlar vasıtasıyla merkez, şube veya acenteler tarafından düzenlenen fişler, Vergi Usul Kanununda yer alan yolcu taşıma bileti olarak kabul edilecektir.
Yolcu taşıma bileti düzenlemede kullanılacak bilgisayar bağlantılı ödeme kaydedici cihazların, 3100 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre Bakanlığımızca onaylanmış bulunması şarttır.
Bilgisayar bağlantılı ödeme kaydedici cihazlar kullanılmak suretiyle düzenlenecek yolcu taşıma biletleri ?EK?teki şekil ve muhtevaya uygun olacaktır.
Faaliyetlerinde bilgisayar bağlantılı ödeme kaydedici cihazları kullanan ve müşterilerine ?EK?teki örneğe uygun yolcu taşıma bileti veren mükellefler, başka bir yolcu taşıma bileti düzenlemeyecektir.

Düzenlenen yolcu taşıma biletlerinin aslı müşteriye verilecek, nüshası ise Vergi Usul Kanununun muhafaza ve ibraz mecburiyetine ilişkin hükümleri uyarınca mükellefçe saklanacaktır.
Ödeme kaydedici cihaz kullanılarak yolcu taşıma bileti düzenlenmesinde ayrıca aşağıdaki esaslara da uyulması gerekmektedir.
a) Yolcu taşıma biletlerinin bizzat otobüs işletmecilerinin merkezi veya bunların şubeleri tarafından düzenlenmesi halinde bilet, otobüs işletmecisi mükellefe ait ödeme kaydedici cihazdan verilecek ve dolayısıyla biletin mükellef bilgileri bölümünde otobüs işletmecisine ait bilgiler yer alacaktır.
b) Yolcu taşıma biletinin acenteler tarafından düzenlenmesi halinde bilet, acentelere ait ödeme kaydedici cihazdan verilecek ve biletin baş tarafında bileti düzenleyen acenteye, mükellef bilgileri bölümünde ise ilgili otobüs işletmesine ait bilgiler yer alacaktır.
c) Acenteler, sahibi oldukları ödeme kaydedici cihazlarla birden fazla otobüs işletmecisinin biletlerini de düzenleyebileceklerdir. Bu şekilde düzenlenen yolcu taşıma biletlerinde, bilet hangi otobüs işletmecisi adına düzenlenmişse belgenin üzerinde (acentenin yanısıra) o otobüs işletmecisine ait mükellef bilgileri olacaktır. Bu takdirde adına bilet düzenlenen otobüs işletmelerine ait mükellef bilgileri ödeme kaydedici cihaza programlanacak ve mali bilgiler bilet sayıları da belirtilmek suretiyle cihaz hafızasında ve raporlarda (X, Z, mali hafıza) her bir otobüs işletmesi itibariyle ayrı ayrı gösterilecektir.
d) Düzenlenen biletlere ilişkin bilgiler, bilgisayar bağlantılı ödeme kaydedici cihaz sistemlerinin özellikleri gereği, aynı anda (online olarak) otobüs işletmecilerine ait bilgisayar sistemlerine gönderilecektir.
e) Yukarıda açıklandığı şekilde ödeme kaydedici cihazlar kullanılmak suretiyle yapılacak bilet satışlarından elde edilecek gelir, vergi uygulamaları bakımından adına bilet düzenlenen otobüs işletmecisi mükellefin geliri olarak addedilecektir.

3. Diğer Hususlar
Yolcu taşıma bileti uygulamasında, 173 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen veya bu Tebliğ ile getirilen usullerden herhangi birinin kısmen veya tamamen seçimi mümkün bulunmaktadır.
Bu bölümün 1 ve 2 numaralı maddelerinde yazılı usullerden birini seçenler, otobüsün seyri sırasında yoldan yolcu almaları halinde, otobüs işletmecisi firma tarafından bastırılan yolcu taşıma biletini kullanacaklardır.

4. Ceza
Yukarıda belirlenip açıklanan usul ve esaslara uymadıkları tespit edilenler adına, işledikleri fiile göre 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile 3100 Sayılı Kanunda yazılı cezalar kesilecektir.

B. İcra Dairelerince Alacaklı Taraf Avukatına Ödenmesine Karar Verilen Vekalet
Ücretlerinin Belgelendirilmesi

Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, icra dairelerince borçludan alınarak, müvekkili adına takibat yapan alacaklı taraf avukatına ödenmesine karar verilen avukatlık (vekalet) ücretlerinin belgelendirilmesi hususunda tereddüde düşüldüğü anlaşılmıştır.
Vergi Usul Kanununun Mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak bundan böyle söz konusu avukatlık ücretlerinin belgelendirilmesinde aşağıdaki hususlara uyulması zorunluluğu getirilmiştir.
İcra dairelerince borçludan alınarak müvekkili adına takibat yapan alacaklı taraf avukatına ödenmesine karar verilen avukatlık (vekalet) ücretinin avukata ödendiği anda, avukat tarafından borçlu adına en az 2 nüsha serbest meslek makbuzu düzenlenecek ve makbuzun avukatta kalan nüshasına da icra dairesince ödemenin yapılmış olduğuna dair bir şerh düşülerek, ödemeyi yapan memur tarafından (sicil numarası da yazılarak) imzalanacaktır.
Yukarıda belirtilen şekilde yetkili memura imzalattırılmadığı tespit edilen her bir serbest meslek makbuzu için ayrı ayrı Vergi Usul Kanununun 352-II/7 nci maddesine göre söz konusu avukat adına usulsüzlük cezası kesilecektir .

C. Uzlaşma Komisyonlarının Yetkisi
Uzlaşma komisyonlarının uzlaşma konusu yapabilecekleri vergi miktarı 352 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği
[5][5] ile tespit edilmiş olup, bu komisyonlardan il merkezlerinde bulunan Vergi Dairesi Uzlaşma Komisyonlarının yetki sınırları aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.
İl merkezlerinde (büyükşehir belediyesi bulunan illerde büyükşehir mücavir alan sınırları içinde) yer alan vergi dairelerince yapılan tarhiyatlara ilişkin uzlaşma talepleri, aşağıda belirtilen limitlerin aşılması halinde, ilgili vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık bünyesinde oluşturulacak uzlaşma komisyonunca incelenip sonuçlandırılacaktır.

Vergi, Resim ve Harçlar (YTL)

I. Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları

12.500

II. Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları

7.500

III. Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları

5.000

IV. Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları

3.000

Defterdarlıklar

3.000

İstanbul ilinin tamamı ile diğer illerin il merkezi dışındaki vergi daireleri (bağlı vergi daireleri dahil) için 352 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile belirlenen tutarlar uyarınca işlem yapılmaya devam olunacaktır.
Bu tebliğin yayımı tarihine kadar uzlaşma günü tayin edilmemiş uzlaşma talepleri hakkında da bu Tebliğ hükümleri uygulanacaktır.
Tebliğ olunur.

EK:

ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARLA DÜZENLENECEK
YOLCU TAŞIMA BİLETİ ÖRNEĞİ

YOLCU TAŞIMA BİLETİ

???. TURİZM ACENTELİK A.Ş.

Saray Mah. Saz Sok. No:3 ANKARA

Keçiören V.D. 9876543210

}

Bileti Düzenleyen Acenteye ait Bilgiler (*)

???. TURİZM ve SEYAHAT A.Ş.

Konak Mah. Meneviş Sok. No:1 ANKARA

Çankaya V.D. 0123456789

}

Mükellef Bilgileri

(Otobüs İşletmesine ait Bilgiler)

Tarih

Saat

Fiş No.

: 30.03.2006

: 13:47

: 0047

}

Biletin Düzenlendiği;

Tarih

Saat

Biletin Fiş Numarası

YOLCU TAŞIMA %18 45,00

------------------------------------------------------------------

}

Hizmetin Türü, KDV Oranı,

KDV Dahil Bilet Bedeli

TOPKDV 6,86

TOPLAM 45,00

=======================================

}

Katma Değer Vergisi Toplamı,

KDV Dahil Toplam Tutar

YOLCUNUN (**)

ADI SOYADI

BABA ADI

DOĞUM TARİHİ

DOĞUM YERİ

: MEHMET AK

: ALİ

: 20.09.1978

: ADANA

}

Yolcuya ve

Harekete

Ait Bilgiler

HAREKET BİLGİLERİ (**)

TARİHİ

SAATİ

KOLTUK NO

GİDECEĞİ YER

TERMİNAL

PERON

: 11.04.2006

: 18:00

: 12

: İSTANBUL

: AŞTİ

: 16

MF XY 12345678

}

Mali Sembol, Firma Kodu ve

Cihaz Sicil Numarası

(*) Biletin, otobüs işletmecilerinin merkezince veya şubelerince düzenlenmesi halinde
acenteye ait bilgiler olmayacaktır.

(**) Bu bölümde yer alan bilgilerin bilette aynen yer alması zorunlu olmayıp, işletmeler
ihtiyaçları doğrultusunda gerek gördükleri bilgilere yer verebileceklerdir.


[1][1] 03/04/1986 gün ve 19067 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[2][2] 19/07/2003 gün ve 25173 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[3][3] 25/02/2004 gün ve 25384 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[4][4] 10/05/1991 gün ve 20867 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[5][5] 15/11/2005 gün ve 25994 sayılı Resmi Gazete?de yayımlanmıştır.

Salı, Şubat 21, 2006

Vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan verginin bir katı olarak yeniden belirleniyor.



Önceki hafta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen ve önümüzdeki günlerde Genel Kurulda görüşülmesi beklenen bir Kanun Teklifi ile, geçtiğimiz yıl Anayasa Mahkemesince iptal edilen vergi ziyaı cezasının hesaplanma şekli ile ilgili hükümlerin yerine, Vergi Usul Kanunu?na yeni hükümler konuluyor. Bu bağlamda, Vergi Usul Kanunu?nun ?? Vergi ziyaı suçu ve cezası ?? başlığını taşıyan 344 üncü maddesinin iki numaralı fıkrası, 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, ?? Vergi ziyaı suçu işleyenlere, ziyaa uğrattıkları verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir " şeklinde değiştiriliyor. Bu düzenleme ile, halen vergi ziyaı cezasının tutarının hesaplanmasında kullanılan ve cezada belirsizlik yaratması sebebiyle iptal kararına gerekçe olan gecikme faizi unsurunun 01.01.2006 tarihinden itibaren hesaplamadan çıkarılması ve yine aynı tarihten itibaren işlenecek vergi ziyaı suçlarına, ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmesi öngörülüyor. Vergi ziyaına sebep olan fiilin Vergi Usul Kanunu?nun 359 uncu maddesinde sayılan ve ?? kaçakçılık ?? olarak adlandırılan fiillerden biri olması halinde ise, mükellefe, anılan maddede ifade edilen hapis cezası verilmesinin yanısıra, önceki paragrafta belirtilen şekilde hesaplanacak vergi ziyaı cezası üç kat olarak uygulanacak. Kanunkoyucu, 2006 yılı başından itibaren işlenecek vergi ziyaı suçlarına verilecek cezaları bu şekilde hükme bağladıktan sonra ; yine aynı Kanun Teklifinin bir başka maddesi ile Vergi Usul Kanunu?na eklediği bir geçici madde hükmü ile, 01.01.2006 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak bu tarihten sonra ortaya çıkan ve vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren fiiller için ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmesini, bu cezanın, vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verenlere üç kat, bu fiillere iştirak edenlere bir kat, vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için de yüzde elli oranında uygulanmasını öngörüyor.

Pazartesi, Şubat 20, 2006

İş mi istiyorsunuz, kariyer yapmak mı?-Prof. Dr. İsmet BARUTCUGİL


Yeni.bir.com daki yazısıdır.

Son zamanlarda insan kaynakları yöneticilerinin ve işe alma görüşmeleri yapan yöneticilerin iş başvurusunda bulunan adayların beklentileri konusunda kafaları karışmış durumdadır. Çoğu aday, önceki kuşaklarda olduğu gibi, işi uzun dönemli bir kariyerin ilk basamağı olarak görmemekte, belirli nitelikler gerektiren bir işi belirli bir süre yapmayı, sonra da duruma göre o işi bırakıp başka arayışlara girmeyi düşünebilmektedir. İşler, onun için istediği süre çalışıp canı istediğinde bırakıp gidebileceği uğraşlar olarak görülmektedir.
Adayların önemli bir kısmı işin geleceği, sağlayacağı kariyer olanakları, belirli bir birikimden sonra kendisine sunabileceği fırsatlarla ilgilenmemektedir. Onlar, kısa dönemli kazançlarını, bugün alacakları ücretleri ve sosyal hakları düşünmekte, kendilerinden o gün için istenen işin niteliğine bakmaktadırlar. Onlar için 10 yıl çok uzun bir zaman, 35-40?lı yaşlar da hiç gelmeyecek kadar uzaktır. Bu nedenle, özellikle, hizmetler kesimindeki birçok firma işinin yalnızca bugünü ile ilgilenen insanlarla çalışmak durumunda kalmakta ve çalışanlarını elde tutma konusunda ciddi sorunlar yaşamaktadır.
Bu durumun önemli bir nedeni, şüphesiz geçen dönemde çoğu firmanın çalışanlarına verdiği sözleri tutmamasıdır. Gelecek vaatleri, kariyer basamakları taahhütleri, ilerde sağlanacağı söylenen haklar ve olanaklar gerçekleşememiştir. Kriz yılları çoğu şirkette kurum kültürü, biz bilinci, ortak sahiplenme gibi söylemlerin salt slogan düzeyinde kalmasına neden olmuştur. Yönetim basamaklarında yükselme beklentisiyle inanç ve özveriyle çalışanlar kendilerini küçülen ya da kapanan şirketlerinin kapıları önünde bulmuşlardır. Bu insanlar bugünün gençlerinin önünde nelerin yapılmaması gerektiğini gösteren canlı örnekler olarak durmaktadırlar.
Diğer taraftan, firmalar çalışanlarını uzun dönemli düşünerek, kalıcı olmaları umuduyla işe almaktadırlar. Çalışanlarında devir hızının yüksek olmasını istememektedirler. Yüksek devir hızının yol açtığı yüksek işgücü maliyetlerini azaltmak istemekte ve bu nedenle işe
alma, eleman seçme ve yerleştirme politikalarında ve uygulamalarında önemli değişiklikler yapma ihtiyacını duymaktadırlar.
Hizmet üreten ve özellikle bilgiye dayalı olarak çalışan firmalarda müşteri bağlılığı ile çalışanların kalıcılığı arasında yakın bir ilişki vardır. Rekabetçi ortamda sürekli değişen müşteri istek ve beklentilerini aşacak düzeyde tutarlı ve kaliteli hizmet verebilmek için çalışanların kalıcı olması gerekir. Çalışanlarına yatırım yaparak, onları yetkinliklerini, bilgi ve becerilerini artıran firmaların müşteri gözündeki imajı, güvenilirlikleri artacaktır. Müşteri bağlılığını sağlamanın, sadık müşteriler yaratmanın yolu çalışanların uzun dönem firmada kalmasından geçmektedir.
İşin kısa dönemli, yalnızca gelirin-geçimin sağlandığı bir uğraş olarak değil, uzun dönemli ve planlı bir kariyer çizgisi olarak görülmesi ve adaylara bunun bu şekilde gösterilmesi üst yönetim düzeylerinden başlayacak bir anlayış değişikliğini gerektirir. Bu süreçte, insan kaynakları, işe
alma ve seçme-yerleştirme uygulamalarını iyileştirmeli ve yönetim de insana daha duyarlı bir liderlik yaklaşımı geliştirmelidir.
İleri görüşlü insan kaynakları yöneticileri, adayların şirkete başvurularını sağlama, bu başvuruları inceleme, eleme, görüşme, seçme ve işe
alma konusundaki yöntemlerini gözden geçirmelidirler. Adaylara uzun dönemli kariyer teklifi sunulurken bunun çekiciliği artırılmalıdır. Çalışanlara ve şirkete yeni katılacaklara uzun dönemli çalışmanın sağlayacağı üstünlükler açık bir şekilde anlatılmalı ve verilen sözler de tutulmalıdır.
Çalışanlar, şirketlerinin uzun dönem çalışmaya verdiği önemi; eğitim, motivasyon, kariyer planlama, performans yönetimi ve ücretlendirme ? ödüllendirme sistemlerinde açıklıkla görebilmelidirler. Önlerinde uzun yıllar şirkette çalışarak belli görevlere gelmiş, kanıtladığı başarılarla önemli haklar ve fırsatlar elde etmiş insanlar olmalıdır. Özellikle, kariyer planları konusunda bu kişilerin akıl hocalığına başvurabilmelidirler.
İnsan kaynakları, önümüzdeki dönemde kendi alanındaki uygulamalara daha uzun dönemli ve kapsamlı bir şekilde yani daha stratejik anlayışla yaklaşacaktır. Eleman seçerken bugünün işini yapacak insanlardan çok kendini geleceğe hazırlamak amacıyla kariyer yapmak isteyen adaylar üzerinde durulacaktır. Bugün çoğu şirket için gelecek endişesi günün sorunlarının önüne geçmiş durumdadır. Geleceği kurma ve kurtarma amacıyla geleceğin liderlerini yetiştirme projeleri büyük önem taşımaktadır. Şirketler, kariyer yapmak isteyen adayları daha çok tercih edecekler ve onlara eğitim ? gelişme fırsatları ile dolu kariyer planı sunacaklardır.

Prof. Dr. İsmet Barutcugil 1950'de Gaziantep'te doğdu. İlköğrenimini Malatya'da, liseyi İstanbul Vefa?da tamamladı. 1971?de İ.Ü. İktisat?ı bitirdi. 1975?te İktisat Doktoru, 1987?de Profesör oldu. Yazarın Uludağ Üniversitesi yıllarından sekiz kitap, dört bilimsel ödül ve 50 makalesi var. 1989?da RCBA Danışmanlık?ı kurdu. 1992?de DOOR Training temsilcisi oldu. Eğitim ve danışmanlık verdiği alanlar arasında; yönetim, insan kaynakları ve kişisel gelişim var. Barutcugil, evli ve üç çocuk babası.

?Unakıtan Yumurta'ya Kemal Abi paranteziyle 10 puan KDV indirimi



Şükrü Kızılot- Hürriyet 16.02.2006

SON günlerde Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın oğlu Abdullah Unakıtan'ın ?Unakıtan Yumurta'yı vitrine çıkarmasıyla çok sık konuşulan pastorize yumurta konusunda, KDV yönünden de ilginç bir durum var. Bir kararname ile likit ve pastorize yumurtanın KDV'si, yüzde 18'den yüzde 8'e indirildi.
Temel gıda maddelerinden bazılarında örneğin peynir tozu, süt tozu, pekmez, pestil, tahin helva, su ve maden suyunda KDV indirimi yapılırken, listeye parantez içinde, likit ve pastorize yumurtalar da dahil edildi. Bilmeyenler için açıklayalım. Daha önce, yumurta, yüzde 8 KDV'ye tabi iken, likit ve pastörize yumurta yüzde 18 oranında KDV'ye tabi tutuluyordu.
2004/8301 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren, likit ve pastorize yumurtanın, yüzde 18 olan KDV'si yüzde 8'e indirildi (Bkz. 29 Aralık 2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan, 27.12.2004 tarih ve 2004/8301 sayılı Kararname). Yukarıda da belirtildiği gibi, daha önce, yüzde 8 KDV'ye tabi olan temel gıda maddeleri arasında sadece yumurtaya yer verilmişti. 2004/8301 sayılı Kararname ile yumurtanın yanına, parantez içinde ?likit ve pastorize olanlar dahil' ibaresi eklendi. Böyle olunca, likit ve pastörize yumurtanın KDV'si yüzde 18'den 8'e inmiş oldu.

Parantez içi yumurta ve gerçekler

Şükrü Kızılot- Hürriyet 18.02.2006

TÜRKİYE iki gündür, likit ve pastörize yumurta KDV'sindeki 10 puanlık indirimi konuşuyor.
Likit ve pastörize yumurtanın KDV oranının; Kararnameye eklenen parantez içi bir ibare ile yüzde 18'den yüzde 8'e indirildiğini Perşembe günü yazmıştık.
İlk kez bu köşede açıklanan indirim olayı, kamuoyunun büyük ilgisini çekti. İki gün boyunca TV ve gazetelerde haber ve köşe yazılarına konu oldu. Meclis'e soru önergeleri verildi. İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu Maliye Bakanı'ndan, İzmir Milletvekili Erdal Karademir'de, Başbakan'dan yazılı açıklama istediler.
Belli ki bu tartışmalar bir süre daha devam edecek.

BASIN AÇIKLAMASI
Bu arada, yetkililer konu ile ilgili bazı açıklamalar da yaptılar.
Yapılan açıklamaların tamamında, "likit ve pastörize yumurta" KDV'sinin yüzde 18'den 8'e indirildiği kabul ediliyordu.
Ancak, ilave bazı bilgiler de veriliyordu.
İsterseniz, Maliye Bakanlığı'nın, dün Hürriyet'te yayınlanan orijinal örneği de elimizde olan basın açıklamasına birlikte gözatalım. Basın açıklamasında;
a) "Likit ve pastörize yumurta" için uygulanan KDV oranının yüzde 18'den 8'e indirildiği belirtiliyor.
Demek ki yazımızın özünde, bir sorun yok. Biz de bu olayı yazmıştık.
b) Sadece likit yumurta için ve özel amaçla yapıldığı izleniminin uyandırıldığı belirtiliyor.
Perşembe günkü yazımızı saklayanlar ya da internetten okuyanlar, gözattıklarında farkedecektir; "Temel gıda maddelerinin bazılarında, örneğin peynir tozu, süt tozu, pekmez, pestil, tahin helva, su ve maden suyunda KDV indirimi yapılırken, listeye parantez içinde, likit ve pastörize yumurtalar da dahil edildi" diye yazmışız.
Sadece likit yumurta diye yazmadığımız, ortada. Kaldı ki örneğin denilmesinden, daha başkalarının da KDV'sinin indirildiği anlaşılıyor.
c) "KDV İndirim Kararnamesi 29.12.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanmış ve 2004 yılında yürürlüğe konmuştur" deniliyor.
Biz de 29.12.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan kararnamenin, 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiğini yazmışız.
"Hangisi doğru?" tartışmasına girmeyip, kararnamenin yayınlandığı Resmi Gazete'ye bakalım. Resmi Gazete'de ne yazıyorsa doğrusu odur. Aynen şöyle yazılı;
"Madde 4- Bu Karar 1.1.2005 tarihinde yürürlüğe girer"
Olay bu kadar basit!
d) Yüzlerce üründe KDV indirimi yapıldığı iddiası:
Böyle bir durum sözkonusu değil. Kararnameyi inceleyen biri, 17.7.2002 tarihli ve 2002/4480 sayılı kararname ile kıyaslamak suretiyle, oranı indirilen mal ve hizmetlerin, yüzlerce değil 100'ün yarısı kadar bile olmadığını farkedecek.
c) Likit ve pastörize yumurtadaki KDV oranının, tabii haldeki yumurtanın vergi oranına eşitlendiği iddiası:
Bu doğrudur. Yazdığımız da zaten budur.
Ancak, "niçin yumurta?" sorusu kafaları karıştırıyor. Şu anda;
Şekerin KDV'si yüzde 8, suyun KDV'si yüzde 8
Peki likit şeker KDV'si niçin yüzde 18?
Portakalın, narın, elmanın, havuçun KDV'si yüzde 8.
Peki portakal suyunun veya nar suyunun KDV'si niçin yüzde 18?
Taze meyve sebzenin KDV'si yüzde 8, bunların dondurulmuşu niçin 18.

Kamuoyu, olayları son derece dikkatli bir şekilde izliyor. Özellikle, ülke yönetiminde söz sahibi olan kişilerin, bu konuda daha dikkatli olmaları gerekiyor.
Ne dersiniz, haksız mıyız?

Pazar, Şubat 19, 2006

Hatırlatma;ÖDENMEYEN SSK PRİMLERİ

Dönem sonu işlemleri sırasında, ÖDENMEYEN SSK PRİMLERİ için aşağıdaki yasa ve genel tebliğ hükümlerini lütfen yeniden gözden geçirin..

GELİR VERGİSİ KANUNU
Kanun No: 193 Kabul Tarihi: 31.12.1960
(6.1.1961 Tarih ve 10700 sayılı Resmi Gazete?de yayımlanmıştır
İNDİRİLECEK GİDERLER
Madde 40- Safi kazancın tespit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir:
2. [2]Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı (Bu primlerin ve aidatın istirdat edilmemek üzere Türkiye?de kain sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartıyla), 27. maddede yazılı giyim giderleri;

GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ SIRA NO: 174
(19.2.1994 tarih ve 21854 sayılı Resmi Gazete?de yayımlanmıştır
C) SSK PRİMLERİNİN GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN GİDER YAZILMASI
8.12.1993 gün ve 21782 sayılı Resmi Gazete?de yayımlanan 3917 sayılı Kanunla 506 sayılı sosyal Sigortalar Kanununun bazı hükümleri değiştirilmiştir.
506 sayılı Kanunun 3917 sayılı Kanunla değişik 80. maddesinin birinci fıkrasında, ?İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden, bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur.? denilmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasında da ?Kuruma ödenmeyen prim Gelir ve Kurumlar Vergisi uygulamasında gider yazılmaz.? hükmü yer almıştır.
Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun 40. maddesinin 2 numaralı bendinde, ticari kazancın tespitinde, işverenlerce hizmet erbabı için ödenen SSK primlerinin gider olarak indirileceği hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre, SSK priminin gider olarak dikkate alınabilmesi için, bu primlerin sosyal Sigortalar Kurumuna fiilen ödenmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, sigorta primleri, dönemine ve ait olduğu yıla bakılmaksızın fiilen ödendiği tarihte gider yazılacaktır.
Ancak, 506 sayılı Kanunun 80. maddesi gereğince bir aya ait sigorta primleri ertesi ayın sonuna kadar ödenebileceğinden, Aralık ayına ait olan sigorta primlerinin ertesi yılın Ocak ayı içinde ödenmesi durumunda bu primler Aralık ayının gideri olarak dikkate alınabilecektir.
Tebliğ olunur.

KINIYORUZ


Tarih: 16.02.2006

ÖZET: 22.Dönem 4.Yasama Yılı 61.Birleşim 09.Şubat .2006 günü T.B.M.M. kürsüsünden mesleğimizi ve meslektaşlarımızı rencide eden konuşmalarından ötürü Anavatan Partisi Malatya Milletvekili Süleyman SARIBAŞ'ı kınıyor, en kısa sürede meslek camiamızdan özür dilemesini bekliyoruz.

Sayın Onursal Gnl. Başkanımız CHP Mersin Milletvekili Sayın Mustafa Özyürek?in bu konuyla ilgili Meclis te yaptığı konuşma metni aşağıdadır.

Sayın Mustafa ÖZYÜREK e meslek mensuplarımız adına sonsuz teşekkür eder, saygılar sunarız.
İZMİR SMMM ODASI
YÖNETİM KURULU

SAYIN ÖZYÜREK İN KONUŞMA METNİ

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
22. Dönem 4. Yasama Yılı
62. Birleşim 14/Şubat /2006 Salı
Değerli arkadaşlarım, bir başka konuya değinmek istiyorum. Perşembe günü, burada, tasarının tümü üzerinde görüşülürken, bir değerli milletvekilimiz şöyle bir konuşma yaptı: "Şimdi, bu yasayla ne yapacaklarını ben söyleyeyim. Önce bir tane muhasebeci bulacaklar; zor durumu ispat edecekler ya. Ondan sonra muhasebeciye diyecekler ki, yahu, ben zaten iflas ettim, dört senedir şirkete gitmiyorum, işletmeye gitmiyorum, evrakım yok, kaydım yok; hele, sen bana biraz evrak tedarik et, ne yap; bilançoları hazırla, ne yap; defterleri tanzim et; uydurmasyon birtakım evraklarla başlayacaklar işe, zaten o muhasebeciye verecekleri para, bu evrakları tedarik etmek için, hiçbir gerçek payı olmayan evrakları tedarik etmek için verecekleri para ya ceplerinde var ya da yok."
Şimdi, değerli arkadaşlarım, ben, bu konuşmayı yapan milletvekilimizin, gelip, buradan, muhasebe camiasından özür dilemesini bekliyorum. Muhasebeciler, malî müşavirler, uydurmasyon belge düzenleyen insanlar değildir; muhasebeciler, malî müşavirler, önlerine gelen, usulüne uygun olarak düzenlenmiş belgelere itibar eden ve onun gereğini yapan insanlardır. Her meslekte birkaç tane, yolunu şaşıran insan olabilir; ama, yıllardır Başkanlığını yaptığım muhasebe camiasının, malî müşavirlik camiasının böylesi yollara tevessül etmediğini; zaten, buna tevessül eden insanlar için de, 3568 sayılı Yasada her türlü yaptırımın bulunduğunu ifade etmek istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Özyürek, lütfen toparlar mısınız; buyurun.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Şunu söylemek istiyorum ki, 60 000 kişilik malî müşavirlik camiası, milletvekilimizin bu ifadesinden son derece rencide olmuşlardır. Pek çok milletvekilimiz gibi beni de aradılar ve bu düşüncelerini sizlere iletmemi istediler. Ben, onların adına, bu düşüncelerini ifade ediyo-rum ve milletvekilimizden, perşembe günü bu konuşmayı yapmış olan milletvekilimizden de, muhasebe ca-miasından, malî müşavirlik camiasından özür dilemesini beklediğimi saygıyla arz ediyorum, hepinize saygı-lar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

ANAVATAN PARTİSİNE GÖNDERDİĞİMİZ KINAMA

Tarih: 16.02.2006

SAYI : 06/2346
KONU : Kınama Hk.
BÖLÜM : Başkanlık 16.02.2006

ANAVATAN PARTİSİ
GENEL BAŞKANLIĞI'NA
ANKARA

22.Dönem 4.Yasama Yılı 61.Birleşim 09.Şubat .2006 günü T.B.M.M. kürsüsünden Partiniz Malatya Milletvekili Süleyman SARIBAŞ;
"Şimdi, bu yasayla ne yapacaklarını ben söyleyeyim. Önce bir tane muhasebeci bulacaklar; zor durumu ispat edecekler ya. Ondan sonra muhasebeciye diyecekler ki, yahu, ben zaten iflas ettim, dört senedir şirkete gitmiyorum, işletmeye gitmiyorum, evrakım yok, kaydım yok; hele, sen bana biraz evrak tedarik et, ne yap; bilançoları hazırla, ne yap; defterleri tanzim et; uydurmasyon birtakım evraklarla başlayacaklar işe, zaten o muhasebeciye verecekleri para, bu evrakları tedarik etmek için, hiçbir gerçek payı olmayan evrakları tedarik etmek için verecekleri para ya ceplerinde var ya da yok."
şeklinde talihsiz bir konuşma yapmıştır.
Muhasebeciler, malî müşavirler, uydurmasyon belge düzenleyen insanlar değildir; muhasebeciler, malî müşavirler, önlerine gelen, usulüne uygun olarak düzenlenmiş belgelere itibar eden ve onun gereğini yapan insanlardır.
Mesleğimizi ve meslektaşlarımızı rencide eden konuşmalarından ötürü Anavatan Partisi Malatya Milletvekili Süleyman SARIBAŞ?ı kınıyor, en kısa sürede meslek camiamızdan özür dilemesini bekliyoruz.
Feyzullah TOPÇU
BAŞKAN

TÜRKİYE MUHASEBE STANDARDI (TMS 37) HAKKINDA TEBLİĞ


15.02.2006 Tarih, 26081 Sayılı Resmi Gazete'de ;
Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu Varlıklara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 37) Hakkında Tebliğ Sıra No: 20
yayınlanmıştır.

TAHSİLAT İÇ GENELGESİ SERİ NO : 2006/1


TAHSİLAT İÇ GENELGESİ SERİ NO : 2006/1 Tarih: 08.02.2006
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
SAYI : B.07.1.GİB.0.36/3676
KONU :
TAHSİLAT İÇ GENELGESİ
SERİ NO : 2006/1
.......... VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA


İlgi: Bilindiği gibi, 2006 yılı Motorlu Taşıtlar Vergisi birinci taksidinin ödeme süresi, ülke genelinde yaşanan olumsuz iklim koşulları nedeniyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 111 inci maddesiyle Bakanlığımıza verilen yetkiye istinaden vadenin bitim tarihinden itibaren 06.02.2006 tarihi mesai saati bitimine kadar uzatılmıştır.

Ancak, Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, ödeme süresi uzatılan vergi taksidinin 06.02.2006 tarihi mesai saati bitimine kadar ödenmemesi halinde, tatbik edilecek gecikme zammının hangi tarihten itibaren hesaplanacağı hususunda tereddüde düşüldüğü anlaşılmıştır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 111 inci maddesinin son fıkrasında ?Bu suretle belli edilen günler verginin vadesi yerine geçer.? hükmü yer almaktadır.

Buna göre, vergi kanunlarında yer alan ödeme sürelerinin anılan maddenin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden uzatılması halinde, uzayan sürenin son günü verginin vadesi yerine geçecektir.

Bu itibarla, ödeme süresi 06.02.2006 tarihi mesai saati bitimine kadar uzatılan 2006 yılı Motorlu Taşıtlar Vergisi birinci taksidinin, bu sürede de ödenmemesi halinde, uzatılan sürenin son günü (06.02.2006) vade kabul edilerek bu tarihten itibaren ödemede gecikilen süre için gecikme zammı tatbik edilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

Osman ARIOĞLU
Gelir İdaresi Başkanı

Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur?a olan prim borçları taksitlendiriliyor


Önceki hafta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen ve bugünlerde de Genel Kurulda görüşülüp kabul edilmesi beklenen ?? Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ?? ile, sosyal sigortalar kurumuna ve Bağ-Kur?a olan prim borçları için, borçlulara (60) aya kadar varan taksitlendirme olanağı sağlanıyor. Kamu sektörü işverenlerinin en son 14/4/2005 tarihine kadar ; özel sektör işverenlerinin ise en son 31/3/2005 tarihine kadar Sosyal Sigortalar Kurumuna ödemeleri gerektiği halde ödemedikleri, sigorta primi borçları, sosyal güvenlik destek primi borçları, işsizlik sigortası primi borçları, idari para cezası borçları, sosyal yardım zammı borçları, 31/3/2005 tarihi ve öncesinde biten özel bina inşaatı ve ihale konusu işlerden dolayı yeterli işçilik bildiriminde bulunmadığı anlaşılan veya yine bu tarihten önce bitmiş olan söz konusu işlerle ilgili olarak, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde bu konuda müracaat edilmesi üzerine Sosyal Sigortalar Kurumunca yapılacak ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda yeterli işçilik bildiriminde bulunmadığı anlaşılan işverenlerin, fark işçilik tutarı üzerinden hesaplanacak borçları, isteğe bağlı sigortalıların 1/5/2003 tarihinden 31/3/2005 tarihine kadar isteğe bağlı sigortalılıklarının devam ettiği süre içerisindeki prim borçları ve Sosyal Sigortalar Kanunu?nun 86 ncı maddesine göre topluluk sigortasına tabi olanların 31/3/2005 tarihine kadar olan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ait prim borçları taksitlendirme uygulaması kapsamında bulunuyor.
Uygulama isteğe bağlı olarak yapıldığı için, taksitlendirme olanağından yararlanmak isteyen borçluların Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içerisinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları gerekecek.
Borç aslının 100.000 YTL ve altında olduğu durumlarda, yapılandırmaya esas borç tutarı, borç aslına, ödeme süresinin bitiminden itibaren 31/12/1998 tarihine kadar geçen süre için o dönemde uygulanan oranlara göre gecikme zammı ; 1/1/1999 tarihinden 31/12/2004 tarihine kadar geçen süre için Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan toptan eşya fiyat endeksi (TEFE) aylık değişim oranı ve 01/01/2005 tarihinden yeniden yapılandırma başvurusunun yapıldığı tarihten önceki ayın sonuna kadar geçen süre için ise Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan üretici fiyat endeksi (ÜFE) aylık değişim oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak.
Borç aslının 100.000 YTL?nin üzerinde olduğu durumlarda ise, yapılandırmaya esas borç tutarı, borç aslına ödeme süresinin bitiminden yeniden yapılandırma başvurusunun yapıldığı tarihten önceki ayın sonuna kadar, yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre gecikme zammı eklenmek suretiyle hesaplanacak ve bu tutardan, bilanço esasına göre defter tutan işverenlerin bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar vermiş oldukları en son gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi eki bilançosu esas alınarak, "(Dönen Varlıklar-Stoklar) / Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar" işlemi sonucunda bulunacak oran 0.50 ve altında olduğu takdirde bu durum borçlu açısından "çok zor durum" hali kabul edilerek; söz konusu oran 0.50-0.40 arasında ise % 10'u; 0.39-0.30 arasında ise % 20'si; 0.29 ve altında ise % 30'u terkin edilecek(silinecek).
Bu şekilde hesaplanacak borç tutarına, 12 aya kadar taksitlendirme talepleri için yıllık % 5, 12-24 ay arası taksitlendirme talepleri için % 6 ve 24 ayı aşan taksitlendime talepleri için de % 7 oranında taksitlendirme farkı eklenecek. Yeniden yapılandırılan borç tutarı ile taksitlendirme farkı toplamının taksit süresine bölünmesi suretiyle de aylık ödenmesi gereken taksit tutarına ulaşılacak.

Prim borçları için taksitlendirme talebinde bulunmayan ya da bulundukları halde taksitlerini ödemeyerek bu haklarını kaybeden işverenler, Devlet yardımları ile destek ve teşviklerden de yararlanamayacaklar.
Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı?nın TBMM?de dün yapılan görüşmelerinde kabul edilen 4 üncü madde hükmü ile, taksitlendirme kapsamına giren prim ve diğer borçlarının yeniden yapılandırılması için başvurmayan işverenlerin başvuru süresinin sona erdiği tarihten itibaren; yeniden yapılandırma için başvurmuş olmasına rağmen ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyerek taksitlendirme hakkını kaybeden işverenlerin de bu hakkı kaybettikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren, kanun, kararname veya diğer mevzuatla sağlanan üretim, yatırım ve benzeri devlet yardımları ile teşvik ve desteklerden (daha önce başlayıp devam eden nakdi olmayan teşvikler hariç) yararlandırılmamaları ve yararlanmaması gerektiği sonradan anlaşılanlardan da yapılan Devlet yardımı, teşvik ve destek ödemelerinin kanuni faizi ile birlikte geri alınması hükme bağlandı.

Cumartesi, Şubat 18, 2006

17 Şubat 2006 Tarih, 26083 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan; Dernekler Tarafından Tutulan Üye Kayıt ve Ger. Bilgiler ile Bu Defterin Şekli Hk.Tebliğ

Tebliğ

İçişleri Bakanlığından:

Dernekler Tarafından Tutulan Üye Kayıt Defterinde

Bulunması Gereken Bilgiler ile Bu Defterin

Şekli Hakkında Tebliğ

(Tebliğ No: 2006/1)

Amaç

Madde 1 ? Bu Tebliğin amacı, dernekler tarafından tutulması zorunlu olan Üye Kayıt Defterine yazılması gereken bilgileri ve bu defterin şeklini belirlemektir.

Kapsam

Madde 2 ? Bu Tebliğ; 5253 sayılı Dernekler Kanununun 11 inci maddesi ile 31/03/2005 tarihli ve 25772 sayılı Resmî Gazete?de yayımlanarak yürürlüğe giren Dernekler Yönetmeliğinin 32 nci maddesi gereğince Üye Kayıt Defterini tutmakla yükümlü olan dernekleri kapsamaktadır.

Hukuki Dayanak

Madde 3 ? Bu Tebliğ, 31/03/2005 tarihli ve 25772 sayılı Resmî Gazete?de yayımlanan Dernekler Yönetmeliği?nin 102 nci maddesine göre hazırlanmıştır.

Tanımlar

Madde 4 ? Bu Tebliğde geçen;

a) Yönetmelik: 31/3/2005 tarihli ve 25772 sayılı Resmî Gazete?de yayımlanan Dernekler Yönetmeliğini,

b) Dernek: 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre kurulan dernekleri,

c) Defter: Dernekler Yönetmeliğinin 32 nci maddesinin (a) bendinin (2) nci alt bendi gereğince dernekler tarafından tutulan Üye Kayıt Defterini,

d) Yerleşim yeri: Bu Tebliğ ve Dernekler Yönetmeliği ile bu Yönetmeliğin ekinde yer alan "yerleşim yeri" ibareleri ikametgâh adresini

ifade eder.

Defterde bulunması zorunlu bilgiler

Madde 5 ? Yazılı olarak yapılan üyelik başvurusu üzerine, dernek yönetim kurulunca başvurusu kabul edilen gerçek kişi üyenin; adı soyadı, T.C. kimlik numarası, tabiiyeti, anne adı, cinsiyeti, üyeliğe giriş ve üyelikten çıkış tarihlerinin deftere yazılması zorunludur. Ayrıca, mesleği, yerleşim yeri ve e-mail adresi de deftere yazılabilir. Üyeler arasında yabancı kişilerin bulunması halinde T.C. kimlik numarası satırına, varsa kişinin tabiiyetinde bulunduğu ülkenin vatandaşlık numarası ve benzeri bilgiler yazılır.

Dernek üyeleri arasında tüzel kişi veya yabancı dernek veya dernek ve vakıf dışında kâr amacı gütmeyen kuruluş bulunması halinde; tüzel kişinin üyeliğe giriş ve üyelikten çıkış tarihleri, defterin adı ve soyadı satırına tüzel kişinin unvanı, T.C. kimlik no satırına varsa vergi kimlik numarası, tabiiyeti satırına tüzel kişinin merkezinin bulunduğu ülkenin adı, mesleği satırına tüzel kişinin hukuki statüsü (dernek, vakıf, kâr amacı gütmeyen kuruluş, limited/anonim şirket vb.) yazılır. Ayrıca, yerleşim yeri ve e-mail adresi de deftere yazılabilir.

Defterin şekli ve doldurulması isteğe bağlı bilgiler

Madde 6 ? Dernekler, bu defteri ekte gösterilen örneğe uygun olarak tutarlar. Ancak, dernek üyelerinin ödedikleri aidat miktarlarının defterin ilgili bölümüne aylık veya yıllık olarak yazılması, açıklama bölümünün doldurulması ve üyelerin vesikalık fotoğraflarının bu deftere yapıştırılması zorunlu değildir. Varsa, üyeliğe giriş aidatları açıklama bölümüne yazılabilir.

Defter, ekte gösterilen örneğe uygun olmak şartıyla her bir üyeye karşılıklı iki sayfa ayrılarak üye aidatı tahsilatı bölümü ikinci sayfada devam ettirilebilecek şekilde veya her bir üye için ekte gösterildiği gibi tek bir sayfa olmak üzere kullanılabilir.

Diğer hükümler

Madde 7 ? Dernekler, halen kullanmakta oldukları defterlerini, kullanılan defter bitinceye kadar kullanabilirler. Ancak, bu Tebliğ gereğince kaydı zorunlu olan bilgilerin defterin uygun satır veya sütunlarına yazılması şarttır.

Ekte gösterilen örneğe uygun olmayan defterler, dernekler birimleri ve noterler tarafından onaylanmaz.

Uygulanacak hükümler

Madde 8 ? Bu Tebliğ; derneklerin şubeleri, derneklerin oluşturdukları federasyon ve federasyonların oluşturdukları konfederasyonlar, merkezleri yurt dışında bulunan dernekler ile dernek ve vakıf dışındaki kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye?deki şubeleri hakkında da uygulanır.

Yürürlük

Madde 9 ? Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 10 ? Bu Tebliğ hükümlerini İçişleri Bakanı yürütür.

ÜYE KİMLİK VE ADRES BİLGİLERİ

Adı ve Soyadı

:

T.C. Kimlik No

:

Text Box: Fotoğraf

Tabiiyeti

:

Anne Adı

:

Cinsiyeti

:

Mesleği

:

E-mail adresi

:

Yerleşim Yeri

:

(İkametgah Adresi)

ÜYELİĞE KABUL VE ÜYELİĞİN SONA ERMESİ

Üyeliğe Giriş Tarihi

:

Üyelikten Çıkış Tarihi

:

AÇIKLAMALAR

ÜYE AİDATI TAHSİLATI

Yılı

Alındı Belgesinin

Miktarı

Yılı

Alındı Belgesinin

Miktarı

Yılı

Alındı Belgesinin

Miktarı

Tarihi

Sıra No

Tarihi

Sıra No

Tarihi

Sıra No

Çarşamba, Şubat 08, 2006

Verilme süreleri uzatılan beyannameler...


2005 yılının son üç aylık geçici vergi dönemine ilişkin geçici vergi beyannamesi ile Ocak 2006 ayına ilişkin muhtasar beyannamenin verilme süreleri uzatıldı.

Maliye Bakanlığı, Vergi Usul Kanunu'nun 17 nci maddesinin verdiği yetkiyi www.gelirler.gov.tr adresindeki web sayfasında yayımladığı (46) numaralı Gelir Vergisi Sirküleri ile kullanarak, Gelir Vergisi Kanunu'nun Mükerrer 120 nci ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 25 inci maddeleri hükümlerine göre 10.Şubat.2006 tarihine kadar verilmesi gereken Ekim-Aralık 2005 aylarını kapsayan 2005 yılının son üç aylık geçici vergilendirme dönemine ilişkin geçici vergi beyannamesinin 14 Şubat 2006 ( Salı ) günü akşamına kadar ; Gelir Vergisi Kanunu'nun 119 uncu maddesi hükmüne göre 20.Şubat.2006 tarihine kadar verilmesi gereken Ocak 2006 ayına ilişkin muhtasar beyannamenin 22 Şubat 2006 (Çarşamba) günü akşamına kadar verilebileceğini duyurdu.
Bu beyannamelerde gösterilen vergilerin ödenme tarihlerinde herhangi bir değişiklik yapılmadı. Başka bir ifade ile, verilme süresi uzatılan geçici vergi beyannamesinde gösterilen vergi, 17 Şubat 2006 tarihine kadar, yine verilme süresi uzatılan muhtasar beyannamede gösterilen vergi de 26 Şubat 2006 tarihine kadar ödenebilecek.

Ocak 2006 ayına ilişkin KDV beyannamesinin verilme süresi uzatıldı.

Maliye Bakanlığı, yaşanan olumsuz hava koşullarını gerekçe göstererek ve Vergi Usul Kanunu'nun 17 nci maddesinin verdiği yetkiyi www.gelirler.gov.tr adresindeki web sayfasında yayımladığı (37) numaralı Katma Değer Vergisi Sirküleri ile kullanarak, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 41 inci maddesi hükmüne göre 20.Şubat.2006 tarihine kadar verilmesi gereken Ocak 2006 ayına ilişkin katma değer vergisi beyannamesinin 22 Şubat 2006 (Çarşamba) günü akşamına kadar verilebileceğini duyurdu.
Verilme süresi uzatılan bu beyannamede gösterilen verginin ödenme süresinde ise herhangi bir değişiklik yapılmadı. Başka bir ifade ile, söz konusu vergi, 27 Şubat 2006 tarihine kadar ( 26.Şubat.2006 tarihinin hafta sonu tatiline rastlaması sebebiyle) ödenebilecek.

Pazartesi, Şubat 06, 2006

Yabancı paraların ve bu paralarla olan alacak ve borçların 2005 yılı sonu itibarıyla değerlemesine esas alınacak kurlar, Maliye B.ı?nca açıklandı


Bankalar dışındaki mükelleflerin, aktiflerinde bulunan ve borsada rayici olmayan yabancı paraların, 2005 yılı için yapılacak değerlemesi sırasında dikkate almaları gereken kurlar, Maliye Bakanlığı?nca açıklandı. Bu kurlar, aynı zamanda, bu paralarla olan senetli ve senetsiz alacak ve borçların 2005 yılı sonu itibarıyla değerlemesinde de kullanılacak. Bankaların ise, 31.12.2005 tarihi itibariyle yapacakları değerleme sırasında T.C. Merkez Bankasınca belirlenen esaslara uygun olarak tespit ettikleri ve fiilen uyguladıkları alış kurlarını esas almaları gerekiyor.

SIRA NO

DÖVİZLER

KUR (YTL)

1

1 Amerikan Doları

1.34180

2

1 Arjantin Pesosu

0.44516

3

1 Arnavutluk Leki

0.01293

4

1 Avustralya Doları

0.98230

5

1 Azerbaycan Manatı

0.00029

6

1 B.A.E. Dirhemi

0.36708

7

1 Bahama Doları

1.34830

8

1 Bahreyn Dinarı

3.57710

9

1 Bangladeş Takası

0.02036

10

1 Barbados Doları

0.67754

11

1 Belarus Rublesi

0.00063

12

1 Bolivya Boliviyanosu

0.16854

13

1 Botsvana Pulası

0.24620

14

1 Brezilya Reali

0.57954

15

1 Bulgar Levası

0.81309

16

1 Burundi Frangı

0.00138

17

1 Cezayir Dinarı

0.01847

18

1 Çek Korunası

0.05483

19

1 Çin Yuanı

0.16707

20

1 Danimarka Kronu

0.21276

21

1 Dominik Pesosu

0.03980

22

1 Ekvator Sukresi

0.00005

23

1 El Salvador Kolonu

0.15406

24

1 Endonezya Rupisi

0.00014

25

1 Estonya Kronu

0.10164

26

1 Etiyopya Birri

0.15456

27

1 Fas Dirhemi

0.14632

28

1 Filipin Pesosu

0.02536

29

1 Gana Sedisi

0.00015

30

1 Guatemala Quetzali

0.17758

31

1 Guyana Doları

0.00710

32

1 Güney Afrika Randı

0.21326

33

1 Güney Kore Wonu

0.00134

34

1 Haiti Gourdesi

0.03199

35

1 Hırvatistan Kunası

0.21577

36

1 Hindistan Rupisi

0.02995

37

1 Honduras Lempirası

0.07136

38

1 Hong Kong Doları

0.17389

39

1 Irak Dinarı

0.00092

40

1 İran Riyali

0.00015

41

1 İngiliz Sterlini

2.31210

42

1 İsrail Şekeli

0.29292

43

1 İsveç Kronu

0.16783

44

1 İsviçre Frangı

1.01880

45

1 İzlanda Kronası

0.02131

46

100 Japon Yeni

1.14000

47

1 Kanada Doları

1.15450

48

1 Katar Riyali

0.37036

49

1 Kazakistan Tengesi

0.01009

50

1 Kıbrıs Lirası

2.77400

51

1 Kolombiya Pesosu

0.00059

52

1 Kosta Rika Kolonu

0.00271

53

1 Kuveyt Dinarı

4.55670

54

1 Laos Yeni Kipi

0.00013

55

1 Latviya Latsı

2.28490

56

1 Lesotho Lotisi

0.21231

57

1 Liberya Doları

0.02544

58

1 Libya Dinarı

1.00620

59

1 Litvanya Litası

0.46061

60

1 Lübnan Lirası

0.00089

61

1 Macar Forinti

0.00629

62

1 Malezya Ringiti

0.35674

63

1 Makedonya Dinarı

0.02616

64

1 Meksika Pesosu

0.12637

65

1 Mısır Lirası

0.23495

66

1 Moldova Leyi

0.10513

67

1 Nepal Rupisi

0.01873

68

1 Nijerya Nayrası

0.01034

69

1 Nikaragua Kordobası

0.08196

70

1 Norveç Kronu

0.19804

71

1 Özbekistan Somu

0.00114

72

1 Pakistan Rupisi

0.02256

73

1 Panama Balboası

1.34830

74

1 Paraguay Guaranisi

0.00022

75

1 Peru Yeni Solu

0.39215

76

1 Polonya Zilotisi

0.41217

77

1 Rumen Leyi

0.00005

78

1 Rus Rublesi

0.04691

79

1 Sırbistan Karadağ Dinarı

0.01848

80

1 Singapur Doları

0.81052

81

1 Slovakya Korunası

0.04197

82

1 Slovenya Toları

0.00664

83

1 Somali Şilini

0.00079

84

1 Srilanka Rupisi

0.01320

85

1 Sudan Dinarı

0.00585

86

1 Suriye Lirası

0.02582

87

1 Suudi Arabistan Riyalı

0.35885

88

1 Şili Pesosu

0.00263

89

1 Tayland Bahtı

0.03285

90

1 Tayvan Doları

0.04105

91

1 Tunus Dinarı

0.98827

92

1 Ukrayna Hryvnası

0.26707

93

1 Uruguay Pezosu

0.05689

94

1 Umman Riyali

3.50240

95

1 Ürdün Dinarı

1.90320

96

1 Venezuella Bolivarı

0.00063

97

1 Yeni Zelanda Doları

0.92082

98

1 Yemen Riyali

0.00692

99

1 Zambia Kvaçası

0.00040

100

1 Euro

1.58750


SIRA NO

EFEKTİFLER

KUR (YTL)

1

1 ABD Doları

1.34090

2

1 Avustralya Doları

0.97780

3

1 Bulgar Levası

0.76234

4

1 Danimarka Kronu

0.21261

5

1 İngiliz Sterlini

2.31050

6

100 İran Riyali

0.01180

7

1 İsveç Kronu

0.16771

8

1 İsviçre Frangı

1.01730

9

100 Japon Yeni

1.13580

10

1 Kanada Doları

1.15020

11

1 Kuveyt Dinarı

4.48830

12

1 Norveç Kronu

0.19790

13

1 Suudi Arabistan Riyali

0.35616

14

1 Rumen Leyi

0.40529

15

1 Suriye Lirası

0.02055

16

1 Ürdün Dinarı

1.77880

17

1 Yeni İsrail Şekeli

0.28416

18

1 Euro

1.58640